İMKB BELDE İLKOKULUNDAN ÖRNEK PROJE

 

İMKB BELDE İLKOKULUNDAN ÖRNEK PROJE

Ülkemizin tüm renklerini bir hikâye ile bir araya getirmeyi hedefleyen “81 İl Bir Hikaye” e-twinning projesinin Batman ayağı, İMKB İlkokulu tarafından gerçekleştirildi. Öykü adındaki bir çocuğun, ailesiyle birlikte Konya'dan başlayarak 81 ili gezmesi ve gezdiği yerlerin tarihi, kültürel ve sosyal özelliklerini seyahatname tadında aktarması temalı projenin Batman hikayesi ve projenin diğer faaliyetleri bir sergi ile kamuoyuyla paylaşıldı. Proje sorumlusu, Nurhan TİLEĞİ; proje ile öğrencilerin ilimizi daha yakından tanıması, kendi kültürünü tanıması, ülkemizin diğer illeri ile ilgili bilgilerini arttırması ve bu yolla ülkemizin birlik ve beraberliğine katkı sunulmasının amaçlandığını ifade etti. Bu amaçla hikaye yazım etkinliği, kitap okuma ve sağlık yürüyüşü etkinlikleri yapılan projede, son aşamada 9 Mayıs e-twinning günü ve 13 Mayıs Anneler günü etkinlikleri yapılarak proje sona erdirilecektir.

 

 

ÖYKÜ, PETROL KENTİ BATMAN’DA

       Siirt’ten sonra Batman. Annem, uyumadan önce sabah gideceğimiz şehri söylediğinde adı bile bende oldukça merak ve heyecan uyandırmıştı. Batman’da Nurhan Öğretmen ve öğrencileriyle tanışacaktım. Şehrin girişine yakın bir mahallede oturan Nurhan Öğretmen bizi çevre yolu üzerinde karşıladı. O kadar içten ve sıcak bir insan ki bu yönüyle kendi öğretmenime benzettim. Bana sarılıp sevgiyle kucakladığı an bu şehrin bana unutulmaz güzellikler yaşatacağını anladım. Kahvaltı yapmak üzere Nurhan Öğretmenimin evine geçtik. Kapı açıldığı anda sıcak tandır ekmeğinin kokusu içime işledi. Evin babaannesi Zekiye Teyze kahvaltıyı hazırlamıştı. Kahvaltı masasında en çok dikkatimi çeken sahanda pekmezli yumurta oldu. Burada çocukların gücü kuvveti yerine gelsin, damarları kan dolsun diye yapılırmış. Şifasını bilemem ama lezzetini asla unutamam sanırım.

       Kahvaltı sonrası yeni arkadaşlarımla tanışmak için Nurhan Öğretmenimin görev yaptığı İMKB Belde İlkokulu’na geçtik. Arkadaşlarım beni, okul bahçesinde büyük bir sevinçle karşıladı. Gezi için ayarlanan otobüse binerek Hasankeyf’in yolunu tuttuk. Son zamanlarda ara  ara duyduğum bir isimdi Hasankeyf. Duyduğum kadar özel ve güzel miydi gerçekten? Sorularımın cevabı çok uzakta değildi. Yol boyunca Ahmet, Zülal, Evindar, Enes, Hasan, Gülsüm, Asmin, Rıdvan benimle sohbet etti ve geçtiğimiz yerleri tanıttılar. Kısa yolculuğumuzda yol kenarlarında gördüğüm kocaman at başları da gezimize ayrı bir renk kattı. Sevde’nin anlattığına  göre at başları, petrol pompalamaya  yarıyormuş   ve Batman’ın simgesiymiş. Şu anda Dicle Nehri ‘ne paralel yolculuk yapıyoruz. Hasankeyf Kalesi karşımda,  sanat eseri bir tablo gibi. Otobüsten iniyoruz. Hasankeyf seyir alanında Dicle Nehri’nin kokusunu ciğerlerime, Hasankeyf manzarasını beynime işliyorum. Ünlü kaşif  Marco  Polo’nun da üzerinden geçtiği varsayılan  tarihi köprünün  paralelindeki  yeni  köprüden karşıya geçtiğimizde  yöresel  kıyafetler, süs eşyaları satan dükkanların olduğu Hasankeyf çarşısında alışveriş  yapma şansım da oldu. Ümit ‘ in babası bu tarihi dükkânlardan birinde esnafmış. Cansu, buradan bana çok güzel ve benim için artık çok özel bir fular aldı. Öğretmenimiz de anneme Hasankeyf’in kilim tezgâhlarında dokunmuş seccade hediye etti.

       Çok eski zamanlardan yakın tarihimize kadar Hasankeyf mağara evlerde yaşayan insanlar olduğunu öğrendiğimde çok şaşırdım. Bu evler yaz mevsiminde çok serin, kış mevsiminde ise sıcak olurmuş. Hasankeyf birçok medeniyete ev sahipliği yapmış, her bir medeniyet de kendinden izler bırakmış. Dev bir kaya kütlesi üzerinde bulunan  Kale, Kale üzerinde bulunan   Eyyubilere   ait  Ulu Camii, Büyük Saray ve Küçük Saray, yapımı  Asurlulara kadar dayanan  Taş Köprü, Eyyubi Sultanı Süleyman tarafından yaptırılan  El _ Rızk  Camii, Sultan Süleyman Camii , Akkoyunlulara  ait Zeynel Bey Türbesi bu izleri üzerinde taşıyan eserlerden  birkaçıymış.   Hasankeyf ’ te ayrıca kaya mezarlar, Ortaçağa ait üniversite kalıntıları, kiliseler, gizli geçitlerden de izler bulunmakta. Bu antik kent medeniyetlerin kültürünü, mimarisini o kadar güzel  yansıtıyor ki. Her taşında tarih yazan bir kent. Kültür kenti Hasankeyf. Etrafımı incelemeye o kadar dalmışım ki yanı başımdaki Buğlem ‘in seslendiğini duymamışım bile. Aşağıda çok güzel bir çay bahçesi varmış, oraya inecekmişiz. Dicle Nehri manzarası karşısında içeceklerimizi yudumlarken tek şey düşündüm. Baraj suları altında kalmadan bu tarihi kültür kentini görebildiğim için sanırım çok şanslıyım.

    Otobüsümüze bindik, Batman ‘a doğru yola koyulduk. Bünyamin, Merve,  Rohat, Berrak, Aslı, Rana, Zeynep, Yusuf. O kadar güzelsiniz ki. Hepinizi çok sevdim. Otobüs yolculuğumuz okul bahçesinde sonlandı. Bahçede bizleri hoş bir sürpriz karşıladı. Sınıf velileri tarafından, bahçedeki masalar çiçeklerle donatılmış, çeşit çeşit yemekler yapılmış, bizi bekliyorlardı. Ur u rovi (işkembe dolması) , tırşik (türlü) ,kütülk  (içli köfte), mehir (soğuk ayran çorbası), kaburga dolması, şam börek, kuru dolma. Damağımdan tadı hiç gitmeyecek lezzetler. Yemek sonrası halay, delilo  keyfini de söylemeden geçemeyeceğim. Hep birlikte dilek balonları bıraktık gökyüzüne. Arda, buraya bir daha gelmemi dilemiş. Baran ise birlikte oyunlar oynamayı.

       Tüm arkadaşlarımla ve aileleriyle tek  tek  vedalaştıktan  sonra  Nurhan Öğretmenimin  evine geçtik. Batman ve Hasankeyf ‘ in büyüsü hala üzerimdeydi. Kalbime eklenen sevgilerle içim dopdolu. Buralara bir daha gelebilme düşüncesiyle Dicle Nehri kadar sakin uykulara daldım.

 

 

                                                                         NURHAN TİLEĞİ

                                                        BATMAN İMKB BELDE İLKOKULU

                                                                      3/D SINIF ÖĞRETMENİ

SODES PROJELER - SODES AÇILIR MENÜ